Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Avatar Yok
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: TEVEKKÜL  (Okunma Sayısı 467 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
02 Mayıs 2007, 09:23:17
Ziyaretçi
« : 02 Mayıs 2007, 09:23:17 »

Ayakta Tutan Güç: Tevekkül



Bir işe başlarız;

üstesinden gelemeyeceğimizi anlayınca;

paniğe kapılırız; işte o zaman,

“bana yardım et” diyeceğimiz birini ararız.

Bulunca da ona güvenip dayanırız.

Yani onu kendimize vekil ediniriz.

Vekîl,

Yüce Rabbimizin güzel isimlerindendir:

Esmâ-i hüsnâ’dandır.

Kendisine güvenilip dayanılan, demektir.

Kullarının rızkına kefîl olan demektir.

Vekîl’e güvenene mütevekkil denir.

Mütevekkil de

Peygamber Efendimizin isimlerinden biridir.

Allah Teâlâ ona:

“Ben sana Mütevekkil adını verdim” buyurmuştur.

(Buhârî, Büyû‘ 50, Tefsîr 48/3).

Ona neden Mütevekkil demiştir?

Sadece Allah’a güvenip dayandığı için…

Aza kanaat ettiği için…

Sıkıntılara sabr ettiği için…

Zaten mü’minler de,

yalnız Rablerine dayanıp güvenirler.

Ölümsüz ve daima diri olan Allah’a sığınırlar.

Çünkü O, kendisine güvenen herkese

tek başına yeter.

Yüce Kitab’ında böyle buyurmaktadır

(Enfâl 8/2; Furkan 25/58; Talâk 65/3).

Uygulamalı tevekkül dersi

Sevgili Efendimiz bize her şeyi olduğu gibi

tevekkülü de öğretti.

Onun hicreti, bir tevekkül dersidir.

Hicret ettiğini kâfirler görmesin diye,

yola gündüz değil, gece çıktı.

Medine’ye gidecekti.

Ama o Medine tarafına değil,

tam aksi yöndeki Sevr dağına gitti.

Oradaki bir mağarada üç gün saklandı.

Buna rağmen kâfirler onların izini buldular;

mağaranın önüne gelip dayandılar.

Acaba tedbir bir fayda vermemiş miydi?

Yol arkadaşı çok endişeliydi.

“Biri ayağının dibine baksa, bizi görecek” dedi.

Fakat Resûlullah’ın kalbi çok rahattı.

Çünkü o tedbirini almış,

gerisini Allah’a bırakmıştı. Yol arkadaşına:

“Ebû Bekir!” dedi.

“Üçüncüleri Allah olan iki kişiyi

sen ne zannediyorsun?”

Kâfirler onları görememişti.

Daha doğrusu Cenâb-ı Mevlâ

onları kâfirlere göstermemişti.

Demek ki aldıkları tedbir,

ve ettikleri tevekkül güzel sonuç vermişti.

(Müslim, Fezâilü’s-sahâbe 1).

Vekîl’e tevekkül

Sevgili Efendimizin

Allah’a tevekkülündeki derinlik

dualarında daha iyi görülür.

Onun şu duasındaki engin tevekkülü

ve derin teslimiyeti sezmeye çalışalım:

“Allahım!

Sana teslim oldum,

Sana inandım, Sana güvendim.

Yüzümü, gönlümü Sana çevirdim,

Senin yardımınla düşmanlara karşı mücâdele ettim.

Kitabın ile hükmettim.

Şimdiye kadar yaptığım,

bundan sonra yapacağım,

gizlediğim, açığa vurduğum

ve Senin benden daha iyi bildiğin günahlarımı affeyle!

Öne geçiren de Sen,

geride bırakan da Sensin.

Senden başka ilâh yoktur”

(Buhârî, Teheccüd; Müslim, Müsâfirîn 199).

Yatağa yatarken okuduğu dualar da

onun tevekkül ve teslimiyetini

ayan beyan gösterir:

“Allahım!

Kendimi Sana teslim ettim.

Yüzümü Sana çevirdim.

İşimi Sana ısmarladım.

Sırtımı Sana dayadım.

Ümit bağladığım Sen, korktuğum yine Sensin.

Senden kaçıp sığınacak

ve Senin elinden kurtulacak bir yer varsa

yine Sensin.

İndirdiğin kitabına,

gönderdiğin Peygamberine iman ettim”

(Buhârî, Daavât 6; Müslim, Zikr 56).

Dünya bir araya gelse

Peygamber Efendimizin İbni Abbas’a öğrettiği

bir hayat görüşü,

bir tevekkül anlayışı var.

Gerçek tevekküle ulaşabilmek için

bu anlayışa sahip olmak gerekir.

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem

Sevgili yeğenine şöyle buyuruyor:

“Yavrucuğum!

Bir şey isteyeceksen Allah’tan iste.

Yardım dileyeceksen, Allah’tan dile!

Bütün bir ümmet toplanıp

sana fayda temin etmeye çalışsa,

ancak Allah’ın senin için takdir ettiği

faydayı temin edebilir.

Ve bütün ümmet sana zarar vermeye kalksa,

ancak Allah’ın senin hakkında takdir ettiği

zararı verebilir.

Çünkü artık

kaderi yazan kalem yazmaz olmuş,

yazdığı yazılar değişmeyecek şekilde kesinleşmiştir”

(Tirmizî, Kıyâmet 59).

Kuşlar gibi

Peygamber Efendimiz tıpkı kuşlar gibi

Allah’a güvenip dayanmamızı tavsiye ediyor.

Onların her Allah’ın günü,

tam bir teslimiyet içinde yuvalarından ayrıldığını,

rızıklarını bulamama korkusuna kapılmadığını,

günün sonunda, karınlarını doyurmuş olarak

yuvalarına döndüğünü hatırlatmaktadır.

Biz de Mevlâmıza tevekkül etmeye

daha evimizden çıkarken başlamalıyız,

ve Sevgili Efendimiz gibi:

“Bismillâh,

tevekkeltü alellâh,

lâ havle velâ kuvvete illâ billâh”

demeliyiz (Ebû Dâvûd, Edeb 103; Tirmizî, Daavât 34).

Bu duanın mânası da pek güzeldir:

“Allah’ın adıyla evimden çıkıyorum.

Allah’a dayanıp tevekkül ettim.

Günahtan kaçacak güç,

ibadet edecek kuvvet

ancak Allah’ın yardımıyla kazanılabilir.”

Allah bana yeter

Hz. İbrâhim’i ateşe attıkları zaman,

duaların en güzeliyle Rabbine tevekkül etmiş,

“Hasbünellah ve ni’me’l-vekîl” demişti.

Allah bana yeter; O, ne güzel vekildir.”

Aynı duayı Peygamber Efendimiz de yaptı.

Uhud yenilgisinden sonraydı.

“Düşman tekrar saldırmaya hazırlanıyor” dediklerinde,

“Hasbunallah ve ni’me’l-vekîl”

buyurdu (Buhârî, Tefsir 3/13).

Sevgili Efendimiz,

çok korkup üzüldüğümüz zaman da

böyle dememizi bize öğretti.

Bir gün ashabıyla sohbet ediyordu:

Onlara kıyametin pek yakın olduğunu hatırlattı.

Aklı başında olan bir kimsenin, bu durumda

gamsız, kedersiz olamayacağını söyledi

ve şöyle buyurdu:

“Sûr’u üfleyecek melek, ona ağzını dayamış,

kendisine ‘üfle!’ diye emredilmesini beklerken

ben nasıl sevinebilirim?”

Ashâb-ı kirâm buna pek üzüldü.

İşte o zaman onlara

“Hasbünellah ve ni’me’l-vekîl,

tevekkelnâ alellâhi Rabbinâ:

“Allah bize yeter; O, ne güzel vekildir;

Rabbimiz olan Allah’a tevekkül ettik”

demelerini tavsiye etti

(Tirmizî, Kıyamet 8; Tefsîr 39/7).

Bu güzel duayı biz de dilimizden düşürmemeliyiz.
 
   
ALTINOLUK Internet © 1996-2005 Her Hakkı Mahfuzdur




NASIL HUZUR VERİCİ VE RAHATLATICI BİR YAZI DEĞİL Mİ ?BEN KENDİME ÇOK YAKIN BULDUM BU YAZIYI ,ÇÜNKÜ TEVEKKÜL EDEBİLSEM HERŞEY HALLOLACAK ,HELE ŞURASI ÇOK HOŞUMA GİTTİ ;KADERİ YAZAN KALEM DURMUŞ ARTIK ,DEĞİŞTİREMEYECEĞİZ ,OZAMAN RIZA KALIYOR GELİYOR ,RAZI OLMAK ! ALLAHIM OLAYLAR KARŞISINDA SABIRLI VE TEVEKKÜLLÜ OLABİLMEYİ NASİP ET ,SENDEN GELENE AMENNA DEMEYİ VE ŞU OKUDUKLARIMIZLA AMEL ETMEYİ NASİP ET AMİN...
Logged
02 Mayıs 2007, 09:53:32
Moderator
Süper Üye
*****
Avatar Yok
Üye No: 198
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1654
Nerden: Muş
Rep Gücü: 650
AZRAİL'E İNAT ÖLÜM'E BİAT

Çevrimdışı
« Yanıtla #1 : 02 Mayıs 2007, 09:53:32 »

Gerçekten çok güzel bir konu...
Tevekkül etmenin ne olduğunu bilmiyordum sayenizde öğrenmiş oldum ALLAH razı olsun sizden...
Tevekkül etmek gerçekten çok güzel bir şey...
Düşünsenize evden çıkarken tevekkül ediyorsunuz herşeyi ALLAH'a emanet ediyorsunuz...
Rızkınızı ALLAH'tan bekliyorsunuz kullarından değil...
Ve bunu hiçbir endişe taşımadan gönlünüz ferah bir şekilde bekliyorsunuz...
Çünkü evden çıkarken tevekkül ettiniz rızkınız ne kadar ise o kadarına ereceğinizden eminsiniz...
Ama kaçımız evden çıkarken veya yatağa girerken tevekkül ediyor...
Bence 1000 de birimiz bende anlamını bilmediğim ve hatta hakkında bilgim olmadığı için tevekkül etmiyordum ama dilerim yüce yaradan bana bunu herzaman yapmayı nasip eder...Ve bende unutmadan hep tevekkül ederim..
Dilerim tevekkül etmek hepimize nasip olur ve  ölene kadar devam eder...


Eline sağlık berna gerçekten çok ama çok anlamlı ve güzel bir konu...Okumayanların okuması gereken bir konu,inanıyorum ki okuyan herkes kendini tutamayıp içinden gelenleri mesaja dökecektir ve bizimle paylaşacaktır...Çünkü tarif edilemeyecek kadar güzel birşey tevekkül etmek...+10Rep

« Son Düzenleme: 02 Mayıs 2007, 09:56:23 Gönderen: Rebellious » Logged

Etiket:
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.10 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC
Sitemap | Arşiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Rss
sohbet - ebruli yemekler izmir karabağlar mobilya izmir orkestra